Kapsam:
Kuruluşların rüşvet ve yolsuzluk risklerini önlemek, tespit etmek ve yönetmek amacıyla sistematik bir yönetim altyapısı kurmasını sağlar. Bu kapsamda oluşturulan sistem altyapısı; risk değerlendirmeleri, üçüncü taraf (tedarikçi/iş ortağı) incelemeleri, etik politika ve prosedürlerin oluşturulması, bildirim (whistleblowing) mekanizmalarının kurulması ve düzenli denetim süreçlerini kapsar. Böylece yolsuzluk riskleri kontrol altına alınarak şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim yapısı oluşturulur.
Faydalar:
Yolsuzluk ve rüşvet risklerinin azaltılmasını sağlar. Kuruluşun etik kültürü güçlenir ve kurumsal itibar artar. Hukuki yaptırım ve finansal kayıp riskleri minimize edilir. Uluslararası iş birliklerinde güvenilirlik sağlanır ve özellikle global pazarlarda faaliyet gösteren kuruluşlar için önemli bir rekabet avantajı oluşturur.
Mevzuat:
ISO 37001 kapsamında kurulan sistem altyapısı; Türkiye ve Avrupa Birliği’nde yürürlükte olan yolsuzlukla mücadele ve uyum mevzuatlarına uyumu destekler. Türkiye’de başta Türk Ceza Kanunu kapsamında rüşvet ve yolsuzluk suçları düzenlenmekte olup, Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde kurumsal yönetim ve şeffaflık yükümlülükleri bulunmaktadır. Ayrıca Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu gibi düzenlemeler de bu kapsamda önem arz eder. Avrupa Birliği tarafında ise EU Anti-Corruption Framework, EU Whistleblower Protection Directive ve OECD Anti-Bribery Convention gibi düzenlemeler öne çıkmaktadır.
ISO 37001 ile kurulan sistem altyapısı sayesinde kuruluşlar; yolsuzluk risklerini sistematik olarak değerlendirir, kontrol mekanizmaları oluşturur, çalışanlara etik ve uyum eğitimleri verir ve ihlal durumlarını etkin şekilde yönetir. Bu yapı, hem ulusal hem de uluslararası mevzuatlara uyumu sürdürülebilir hale getirirken, denetim süreçlerinde güçlü bir uyum ve güven ortamı oluşturur.